Şaza ne demek ?

Efe

New member
Şaza Ne Demek? Bir Kelimenin Peşinden Eski Bir Deftere Uzanan Hikâye

Şaza Ne Demek? Bir Kelimenin Peşinden Giden Hikâye

Geçenlerde eski bir defteri karıştırırken tek bir kelimeye takılıp kaldım: şâz.

Aslında kelimeyi daha önce birkaç kez duymuştum. Fakat insan bazı kelimeleri yıllarca görüp de gerçekten merak etmeyebiliyor. O gün defterin kenarına kurşun kalemle yazılmış “şâz” kelimesini görünce aklıma şu soru geldi:

“Şâz ne demek?”

İlk bakışta “alışılmadık”, “sıra dışı” gibi bir anlamı varmış gibi geliyordu. Fakat araştırmaya başladıkça kelimenin yalnızca günlük dilde kullanılan basit bir sıfat olmadığını fark ettim. Arapça kökenli şâz, genel olarak alışılmış olandan, yaygın olandan veya belirli bir kuraldan ayrılan şey için kullanılıyor. Ancak hangi alanda kullanıldığına göre anlamının inceliği değişiyor.

İşte asıl hikâye de burada başladı.

Kütüphanedeki Eski Defter

Ertesi gün bu kelimeyi biraz daha araştırmak için mahalledeki eski kütüphaneye gittim. Rafların arasında dolaşırken yıllardır orada çalışan Hasan Bey'i gördüm.

“Bir kelimenin peşine düştüm,” dedim.

Gülümsedi.

“İyi kelimeler insanı peşinden sürükler,” dedi. “Ama önce hangi kelime olduğunu söyle.”

“Şâz.”

Bir an düşündü.

“Tek başına mı?”

“Evet.”

“İşte problem orada. Kelimeler de insanlar gibidir. Nerede kullanıldığına bakmadan anlamını kesinleştiremezsin.”

Bu cümle hoşuma gitmişti.

Sonra masaya oturduk. Ben kelimenin anlamlarını not almaya başladım. Hasan Bey ise eski sözlükleri karıştırıyordu.

Şâz kelimesinin kökü Arapçadaki şezz/şüzûz köküne dayanıyor. Bu kökte temel olarak “genel olandan ayrılmak, tek başına kalmak, alışılmışın dışına çıkmak” fikri bulunuyor.

Dolayısıyla günlük ve genel anlamıyla “şâz” dediğimizde, alışılmışın dışında kalan, yaygın olandan ayrılan, istisnai veya sıra dışı olan bir durumdan söz edebiliriz.

Fakat mesele bundan ibaret değildi.

Bir Kelimenin İki Farklı Hikâyesi

Tam o sırada arkadaşım Murat da kütüphaneye geldi.

Murat'ın olaylara yaklaşımı benden farklıdır. Bir sorun çıktığında önce çözüm yollarını sıralar, seçenekleri karşılaştırır ve “Peki şimdi ne yapıyoruz?” diye sorar.

Ben ise genellikle “Bu neden oldu, insanlar bundan nasıl etkilendi?” tarafına takılırım.

Kelimeyi ona anlattım.

“Şâz mı?” dedi. “Yani standart dışı?”

“Yaklaşık olarak.”

“Tamam. O zaman bunun kullanım alanlarını bulalım.”

Defterini açtı ve bir plan çıkardı.

Önce genel anlam. Sonra dilbilimi. Ardından hadis ilmi. Son olarak tarihî kullanım.

Ben de onun yanında başka bir şey yapmaya başladım: Kelimenin insanlar tarafından nasıl algılandığını düşünmeye.

Bu küçük ayrım aslında araştırmamızın tamamını şekillendirdi.

Murat “Kelimenin teknik anlamı nedir?” diye ilerlerken ben “Bir şey alışılmışın dışındaysa neden hemen yanlış kabul ediyoruz?” sorusunu düşünüyordum.

İki yaklaşım birbirine rakip değildi.

Tam tersine, birbirini tamamlıyordu.

Şâz Kelimesinin Günlük Anlamı

Şâz kelimesini günlük dilde gördüğümüzde en temel karşılığı alışılmışın dışında olan, yaygın olmayan, kural veya genel uygulamadan ayrılan şeklinde düşünülebilir.

Örneğin herkesin aynı biçimde yaptığı bir uygulamanın yalnızca bir kişi tarafından farklı yapılması, bağlama göre “şâz” olarak nitelendirilebilir.

Fakat burada önemli bir ayrıntı var:

Şâz olmak her zaman kötü veya yanlış olmak anlamına gelmez.

Bu ayrımı özellikle vurgulamak gerekiyor.

Çünkü “alışılmadık” ile “hatalı” aynı şey değildir.

Bir fikir toplumda az kişi tarafından savunulabilir ve bu onu otomatik olarak yanlış yapmaz. Bir dil kullanımı yaygın olmayabilir fakat tarihî bir metinde karşımıza çıkabilir. Bir rivayet diğer rivayetlerden farklı olabilir ve bu farklılığın nedeninin araştırılması gerekebilir.

Yani “şâz” kelimesi çoğu zaman önce bir farklılık tespiti yapar.

O farklılığın doğru, yanlış, kabul edilebilir veya reddedilebilir olup olmadığı ise ayrıca değerlendirilir.

Bu bana oldukça önemli geldi.

Çünkü günlük hayatta farklı olanı hemen “yanlış” diye etiketlemeye ne kadar yatkın olduğumuzu fark ettim.

Hadis İlmi Söz Konusu Olunca

Araştırmanın en ilginç kısmı burada başladı.

TDV İslâm Ansiklopedisi'ndeki “Şâz” maddesine göre kelime hadis ilminde özel bir terim anlamı kazanıyor. Özellikle sonraki dönem hadis âlimlerinin kullandığı teknik tanımlardan birinde, güvenilir bir râvinin kendisinden daha güvenilir râvi veya râvilere aykırı biçimde rivayet ettiği hadis “şâz” olarak ele alınıyor.

Burada önemli olan nokta şu:

Hadis ilmindeki “şâz”, basitçe “kimsenin bilmediği hadis” demek değildir.

Mesele rivayetlerin birbirleriyle karşılaştırılmasıdır.

Bir râvi güvenilir olsa bile, kendisinden daha güvenilir râvilerin aktardığı rivayetten farklı bir bilgi aktarıyorsa, bu farklılığın değerlendirilmesi gerekir. TDV maddesinde de “şâz” kavramının tarih boyunca farklı âlimler tarafından farklı biçimlerde tanımlandığı belirtiliyor.

Bunu okuyunca Murat hemen atıldı:

“Yani burada mesele sadece bilgiye sahip olmak değil. Bilginin başka bilgilerle karşılaştırılması.”

“Aynen,” dedim.

Ben de başka bir soru sordum:

“Peki, bir kişinin farklı anlatması onun mutlaka yanıldığı anlamına gelir mi?”

“Hayır,” dedi. “Ama doğruluğunu ayrıca incelemek gerekir.”

İşte kelimenin en güzel taraflarından biri de buydu.

Şâz, bazen bir sonuçtan çok bir inceleme kapısı açıyordu.

Dil Biliminde Şâz: Kurala Uymayan Her Şey Yanlış mı?

Bir süre sonra araştırmamız Arap diline kadar uzandı.

TDV İslâm Ansiklopedisi'nin Arap diliyle ilgili “Şâz” maddesinde kelimenin, dil kurallarına, yaygın kullanıma veya kıyasa aykırı olan kelime ve yapılar için kullanılan bir terim olduğu açıklanıyor.

Burada da aynı düşünce karşımıza çıkıyordu:

Bir kullanım yaygın kurala uymuyorsa “şâz” denebiliyor.

Ama tarih boyunca dilin gelişimini düşündüğümüzde ilginç bir durum ortaya çıkıyor.

Bugün doğal kabul ettiğimiz birçok ifade, geçmişte yeni veya alışılmadık olmuş olabilir.

Dil yaşayan bir yapı.

İnsanlar konuşuyor, yeni ifadeler oluşturuyor, bazı kullanımlar yaygınlaşıyor, bazıları zamanla unutuluyor.

Dolayısıyla “şâz” kavramı bize aslında dilin statik olmadığını da hatırlatıyor.

Bir kelimeye bakıp “Bu alışılmadık” demek başka şeydir.

“Bu yanlıştır” demek ise başka.

Akşam Sofrasında Başka Bir Tartışma

O akşam Murat'la küçük bir lokantada oturduk.

Araştırmayı konuşurken yan masada iki kişinin tartıştığını fark ettim.

Biri:

“İnsanlar yıllardır böyle yapıyor, demek ki doğrusu bu,” diyordu.

Diğeri:

“Yıllardır böyle yapılması doğru olduğunu kanıtlamaz,” diye cevap verdi.

Murat hemen gülümsedi.

“Bugünkü konumuz masaya geldi.”

Ben ise biraz düşündüm.

Toplumların alışkanlıkları güçlüdür. Alışılmış olan bize güven verir. Çünkü bildiğimiz şeyi daha kolay anlamlandırırız.

Fakat tarih, bazen alışılmışın dışına çıkan insanların yeni yollar açtığını da gösterir.

Bilimsel düşüncede yeni bir görüş önce azınlıkta kalabilir. Sanatta yeni bir tarz ilk başta yadırganabilir. Dil değişebilir. Toplumsal davranışlar dönüşebilir.

Öte yandan, sırf farklı olmak da bir şeyin doğru olduğunu göstermez.

İşte “şâz” kavramının düşündürücü tarafı burada ortaya çıkıyor:

Farklılık ne zaman değerli bir yenilik, ne zaman dikkate alınması gereken bir istisna, ne zaman da hatalı bir sapmadır?

Bu sorunun tek kelimelik bir cevabı yok.

Erkeklerin ve Kadınların Yaklaşımı Üzerine Küçük Bir Gözlem

Bu araştırmayı anlatırken arkadaş grubumuzda ilginç bir konuşma da geçti.

Erkek arkadaşlardan biri meseleyi doğrudan çözmeye yöneldi:

“Şâzın anlamlarını üç başlıkta toplayalım. Genel kullanım, dil bilimi, hadis ilmi. Böylece konu kapanır.”

Bu, onun karakterine özgü stratejik ve çözüm odaklı bir yaklaşımdı.

Kadın arkadaşlarımızdan biri ise başka bir noktaya dikkat çekti:

“Tamam ama bu kelimenin insanlarda bıraktığı anlam da önemli. Birine ‘şâz’ dediğimizde, onun farklılığını küçümsemek için kullanabilir miyiz?”

Bir başka arkadaşımız ise geçmişten örnekler verdi ve insanların toplumdan ayrıştıkları için dışlanabildiklerini anlattı.

Burada özellikle şunu fark ettim: İnsanların yaklaşımını yalnızca cinsiyet üzerinden açıklamak doğru değildi.

Bazı erkekler son derece empatik ve ilişki odaklı davranabiliyor, bazı kadınlar ise tamamen analitik ve çözüm odaklı yaklaşabiliyor.

Fakat bizim konuşmamızda ortaya çıkan iki farklı düşünme biçimi güzel bir denge oluşturdu.

Bir taraf:

“Problemi nasıl çözeriz?”

diye soruyordu.

Diğer taraf:

“Bu çözüm insanları nasıl etkiler?”

diye soruyordu.

Aslında ikisine de ihtiyaç vardı.

Hayat yalnızca çözüm üretmekten ibaret olmadığı gibi yalnızca duyguları anlamaktan da ibaret değildi.

Bir meseleye bakarken hem stratejiye hem empatiye ihtiyaç duyduğumuzu o gece daha iyi anladım.

Şâz Olmak, Farklı Olmak mı?

Ertesi gün eski deftere yeniden baktım.

Kelime hâlâ aynıydı.

Fakat benim ona yüklediğim anlam değişmişti.

Başlangıçta “şâz” benim için yalnızca “alışılmadık” demekti.

Sonra bunun tarihî ve teknik kullanımları olduğunu gördüm.

Daha sonra ise kelimenin bize düşünsel bir soru yönelttiğini fark ettim:

Bir şey çoğunluktan farklıysa, onu nasıl değerlendirmeliyiz?

Bu soru yalnızca sözlük sorusu değil.

İnsan ilişkilerinde de var.

Aile içinde var.

İş hayatında var.

Bilimde var.

Sanatta var.

Dilde var.

Hatta internette bile var.

Bir forumda herkes aynı fikri savunurken farklı bir yorum yapan kişiye ne yapıyoruz?

Onu gerçekten dinliyor muyuz?

Yoksa yalnızca çoğunluğa uymadığı için “yanlış” mı kabul ediyoruz?

Kelimenin Tarihî Yolculuğu Bize Ne Anlatıyor?

“Şâz” kelimesinin Arapça kökeni ve farklı ilim dallarındaki kullanımları, klasik İslâmî ilimlerde kavramların bağlama göre nasıl teknik anlamlar kazanabildiğini de gösteriyor.

Hadis ilminde rivayetlerin güvenilirlik ve birbirleriyle uyumu incelenirken “şâz” özel bir değerlendirme terimi hâline gelmiş. Arap dilinde ise kurala, yaygın kullanıma veya kıyasa aykırı yapıları tanımlamak için kullanılmış.

Bu tarihsel arka plan, kelimenin bugünkü basit kullanımından çok daha zengin olduğunu gösteriyor.

Üstelik burada önemli bir bilimsel alışkanlık da var:

Bir bilgi farklıysa hemen kabul etmek de reddetmek de yerine, kaynağına, bağlamına ve diğer bilgilerle ilişkisine bakmak.

Bence bu, “şâz” kelimesinden çıkarılabilecek en değerli düşüncelerden biri.

Sonunda Deftere Tek Bir Cümle Yazdım

Kütüphaneye son kez gittiğimde Hasan Bey'e araştırmanın sonucunu anlattım.

“Peki,” dedi, “şimdi şâz ne demek?”

Bu kez hiç acele etmeden cevap verdim:

“Genel olandan veya alışılmış olandan ayrılan şey. Ama anlamı kullanıldığı alana göre değişiyor. Özellikle hadis ve dil biliminde daha teknik anlamları var.”

Başını salladı.

“Peki farklı olan yanlış mıdır?”

Bir an sustum.

“Hayır,” dedim. “Ama farklı olanın neden farklı olduğunu araştırmak gerekir.”

Gülümsedi.

“İşte kelimeyi öğrenmişsin.”

Defterimi kapatırken son sayfaya şu cümleyi yazdım:

“Şâz, yalnızca alışılmışın dışında olanı anlatmaz; bazen alışılmışın dışına çıkan şeyi anlamaya neden olan sorudur.”

Belki de bu yüzden bir kelimeyi araştırmak, sadece sözlükte karşılığını bulmak değildir.

Bazen bir kelimenin peşinden gidersiniz ve kendinizi tarih kitaplarının, eski metinlerin, insanların düşünme biçimlerinin ve hatta kendi önyargılarınızın arasında bulursunuz.

Şimdi merak ettiğim şey şu:

Bir toplumda herkesin doğru kabul ettiği bir düşünceyle karşılaştığınızda, sizce onu yalnızca çoğunluk benimsediği için doğru kabul etmek mi gerekir?

Yoksa bazen “şâz” görünen bir fikri de durup dinlemek mi gerekir?

Belki de kelimenin bize bıraktığı en güzel miras tam olarak budur:

Farklı olanı hemen yargılamadan önce, neden farklı olduğunu sormak.

Kısa ve Net: Şâz Ne Demek?

Şâz, genel olarak alışılmışın dışında kalan, yaygın olandan ayrılan, sıra dışı veya kurala aykırı olan anlamlarında kullanılan Arapça kökenli bir kelimedir.

- Günlük kullanımda: alışılmadık, sıra dışı, yaygın olmayan

- Arap dilinde: dil kuralına, yaygın kullanıma veya kıyasa aykırı

- Hadis ilminde: rivayetler arasındaki belirli bir aykırılığı ifade eden teknik bir terim

Özellikle hadis ilmindeki anlamı günlük “sıra dışı” anlamıyla birebir aynı değildir; burada râvilerin güvenilirliği ve rivayetlerin birbirleriyle karşılaştırılması gibi teknik ölçütler devreye girer.

Bu nedenle “şâz” kelimesini gördüğünüzde en doğru anlamı belirlemek için hangi cümlede ve hangi alanda kullanıldığına bakmak gerekir.

Metni 1000 kelimenin üzerine çıkarBaşlıklardaki forum biçimini düzelt

Metni 1000 kelimenin üzerine çıkar

Başlıklardaki forum biçimini düzelt

Karakterlerin çatışmasını derinleştir