CA 9 pozitif ne demek ?

Efe

New member
CA 9 Pozitif Ne Demek? Test Sonucu Nasıl Yorumlanmalı?

Kan tahlili sonuçlarında alışılmadık bir ifadeyle karşılaşmak, özellikle de sonucun yanında “pozitif” yazıyorsa, insanın aklına pek çok soru getiriyor. Ben de bu konuyu araştırırken en çok dikkatimi çeken noktanın, tek bir laboratuvar sonucunun nasıl farklı anlamlara çekilebildiği olduğunu fark ettim. İnternette kısa bir araştırma yapmak bile bazen gereksiz endişelere yol açabiliyor. Peki, CA 9 pozitif ne demek, bu sonuç gerçekten kanser anlamına mı geliyor ve kadınlarla erkekler bu tür sağlık haberlerini nasıl farklı deneyimleyebiliyor?

Öncelikle önemli bir ayrıntıyı açıklığa kavuşturmak gerekiyor: Tıbbi uygulamalarda yaygın kullanılan tümör belirteçlerinden biri CA 19-9'dur. “CA 9” ifadesi tek başına, hangi testin yapıldığını kesin olarak belirlemeye yetmez. Bu nedenle aşağıdaki değerlendirmede, sonuç belgesinde kastedilen testin CA 19-9 olabileceğini göz önünde bulunduracağım. Ancak laboratuvar raporunda farklı bir test adı bulunuyorsa yorum da değişebilir.

Bu yazıda hem tıbbi verileri hem de test sonucunun kişinin günlük yaşamı, ailesi ve psikolojisi üzerindeki olası etkilerini ele alalım. Konuya yalnızca hastalık şüphesi açısından değil, belirsizlikle başa çıkma ve doğru bilgiye ulaşma açısından da yaklaşmak gerektiğini düşünüyorum. Siz de deneyimlerinizi paylaşırken kişisel sağlık bilgilerinizin gizliliğini koruyarak tartışmaya katılabilirsiniz.

1. CA 19-9 Nedir ve Pozitif Sonuç Ne Anlama Gelir?

CA 19-9, kanda ölçülen ve tümör belirteci olarak adlandırılan bir maddedir. Özellikle pankreas ve safra yollarıyla ilişkili bazı hastalıkların değerlendirilmesinde kullanılır. Bununla birlikte mide, kalın bağırsak ve bazı diğer organların kanserlerinde de yükselebilir. Ulusal Kanser Enstitüsü (NCI), CA 19-9'un hem normal hücreler hem de kanser hücreleri tarafından kana salınabildiğini belirtir. Dolayısıyla yüksek bir sonuç, tek başına kanser tanısı anlamına gelmez. Kaynak: NCI – CA 19-9 testi. NCI+1

Burada önemli bir ayrım var: Halk arasında “CA 19-9 pozitif” denilse de bu test genellikle bir antikor testindeki gibi yalnızca pozitif veya negatif şeklinde değerlendirilmez. Çoğunlukla kandaki belirtecin sayısal düzeyi ölçülür. Laboratuvar raporunda örneğin 45 U/mL, 180 U/mL veya daha yüksek bir değer bulunabilir. Bu değerlerin anlamı, laboratuvarın referans aralığına, kişinin sağlık geçmişine ve diğer tetkiklerine göre değerlendirilir.

Peki, sonuç yüksek çıktığında ne düşünmeliyiz?

- İyi huylu nedenler: Safra taşı, safra yolu tıkanıklığı, pankreas iltihabı, karaciğer hastalıkları ve bazı enfeksiyonlar CA 19-9 düzeyini yükseltebilir.

- Kötü huylu nedenler: Pankreas, safra yolları ve sindirim sisteminin bazı kanserlerinde yükselme görülebilir.

- Kişisel farklılıklar: Bazı kanser hastalarında CA 19-9 yüksek çıkmayabilir. Bazı sağlıklı kişilerde de yüksek değerlerle karşılaşılabilir.

MedlinePlus'ın yayımladığı tıbbi bilgilere göre bu belirteç, tek başına kanser taraması veya kesin tanı koymak için yeterli değildir. Sonucun fizik muayene, görüntüleme ve gerektiğinde diğer incelemelerle birlikte ele alınması gerekir. MedlinePlus+1

Bana göre bu konudaki en önemli mesaj şu: Yüksek bir sonuç, araştırılması gereken bir bulgudur; kesinleşmiş bir hastalık adı değildir. Bu iki kavramı birbirine karıştırmak, kişinin hem gereksiz korku yaşamasına hem de doğru değerlendirmeyi geciktirmesine neden olabilir.

2. CA 19-9 Değerleri Nasıl Karşılaştırılmalı?

Bir test sonucunu yorumlarken yalnızca sayıya odaklanmak yerine ölçümün hangi koşullarda yapıldığına bakmak gerekir. Örneğin iki kişinin CA 19-9 sonucu aynı olsa bile klinik durumları birbirinden tamamen farklı olabilir.

Karşılaştırılan durum Nasıl değerlendirilir?

Referans aralığında sonuç Kanseri kesin olarak dışlamaz.

Referans aralığının üzerinde sonuç Tek başına kanser tanısı koydurmaz; olası nedenler araştırılır.

Safra yolu tıkanıklığıyla birlikte yüksek sonuç Tıkanıklık ve buna bağlı sorunlar değeri yükseltmiş olabilir.

Tedavi sırasında düşen değer Diğer bulgular da uygunsa tedaviye yanıtı destekleyebilir.

Tedavi sonrasında yeniden yükselen değer Hastalığın tekrarı veya ilerlemesi açısından araştırma gerektirebilir; tek başına kanıt değildir.

Bu karşılaştırmanın temel dayanağı, CA 19-9'un özellikle tanısı bilinen bazı kanserlerde tedavi yanıtını ve hastalığın seyrini izlemek amacıyla kullanılmasıdır. Amerikan Kanser Derneği, belirtecin pankreas kanserinin tanısında tek başına yeterince doğru olmadığını ve kanser dışındaki durumlarda da yükselebileceğini vurgular. American Cancer Society+1

Örneğin ilk kişinin safra taşı nedeniyle safra kanalında tıkanıklığı olduğunu, ikinci kişinin ise pankreasla ilgili şüpheli bir görüntüleme bulgusu bulunduğunu düşünelim. İkisinde de CA 19-9 yüksek çıkabilir. Ancak ilk kişide tıkanıklığın değerlendirilmesi öncelik kazanırken ikinci kişide görüntüleme bulgularının ayrıntılı incelenmesi gerekebilir. Bu örnekler açıklama amacıyla verilmiştir; gerçek bir hastada hangi incelemelerin yapılacağına hekim karar verir.

Bir başka önemli konu da tek bir ölçüm ile zaman içindeki değişimi birbirinden ayırmaktır. Özellikle tedavi takibinde değerlerin yükselip düşmesi, önceki ölçümlerle birlikte değerlendirilir. Farklı laboratuvar yöntemleri sonuçları etkileyebileceğinden takip ölçümlerinin mümkün olduğunca aynı laboratuvarda ve aynı yöntemle yapılması yararlı olabilir. MedlinePlus+1

Burada forum üyelerine bir soru yöneltmek istiyorum: Sizce sağlık testlerinin yalnızca sayısal sonuç olarak paylaşılması mı daha yararlı, yoksa testin hangi şikâyet veya klinik şüphe nedeniyle istendiğinin de açıklanması mı? Bence ikinci yaklaşım, yanlış çıkarımların önüne geçmek açısından çok daha değerlidir.

3. Erkeklerin ve Kadınların Bakış Açıları: Veri, Duygu ve Toplumsal Etkiler

CA 19-9 gibi bir test sonucu karşısında insanların düşünme ve tepki verme biçimleri farklı olabilir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta, erkeklerin her zaman mantıklı ve veri odaklı, kadınların ise her zaman duygusal olduğu gibi bir genellemenin bilimsel açıdan doğru olmamasıdır. Her iki cinsiyetten insanlar da hem mantıklı değerlendirmeler yapabilir hem de belirsizlik karşısında korku yaşayabilir.

Daha anlamlı bir karşılaştırma, cinsiyete dayalı kesin karakter özellikleri yerine insanların sağlık bilgisine nasıl yaklaştıklarını ve toplumsal rollerin bu süreci nasıl etkileyebildiğini incelemektir.

Veri odaklı yaklaşım: Sayısal sonuçlara ve kanıtlara odaklanmak

Bazı kişiler test sonucunu gördüklerinde ilk olarak referans aralığını, önceki ölçümleri, olası hata paylarını ve diğer tetkiklerin sonuçlarını araştırır. Bu yaklaşımı benimseyen bir erkek, örneğin CA 19-9 değerinin ne kadar yükseldiğini öğrenmek, karaciğer enzimleriyle ilişkisini anlamak ve görüntüleme sonuçlarını karşılaştırmak isteyebilir.

Aynı yaklaşım kadınlar tarafından da benimsenebilir. Örneğin ailesinde pankreas hastalığı öyküsü bulunan bir kadın, hekime başvurmadan önce bilimsel makaleleri okuyabilir, farklı testlerin güvenilirliğini araştırabilir ve randevusuna sorular hazırlayabilir.

Veri odaklı yaklaşımın avantajı, kişinin tek bir kelimeden hareketle sonuca varmamasıdır. Bununla birlikte sayıları gereğinden fazla araştırmak da sorun yaratabilir. İnternette birbirinden farklı hasta öykülerini okuyarak kendi sonucunu bu kişilerle karşılaştırmak, kişinin gerçek klinik durumunu anlamasını kolaylaştırmak yerine kafa karışıklığını artırabilir.

Önemli olan, en çok bilgiye ulaşmak değil, doğru bilgiyi kişinin kendi sağlık koşulları içinde yorumlayabilmektir.

Duygusal yaklaşım: Belirsizliğin günlük yaşama etkisi

Bir test sonucunun duygusal etkisi, sonucun sayısal büyüklüğünden bağımsız olarak da ortaya çıkabilir. Özellikle raporda kanserle ilişkilendirilen bir terim bulunduğunda kişi henüz doktoruyla görüşmeden en kötü ihtimali düşünmeye başlayabilir.

Örneğin ailesinin geçimini sağlayan bir erkek, ciddi bir hastalık ihtimalini düşündüğünde çalışamayacağı veya çocuklarının bakımını üstlenemeyeceği konusunda kaygılanabilir. Bir kadın ise yaşlı ebeveynlerine bakım verememekten, çocuklarının geleceğinden veya ailesinin hastalık haberine nasıl tepki vereceğinden endişe duyabilir.

Ancak bu örneklerdeki kaygılar cinsiyete özgü değildir. Bir kadın ailesinin ekonomik sorumluluğunu üstleniyor olabilir; bir erkek de yaşlı bir yakınının bakımından sorumlu olabilir. Benzer şekilde yalnız yaşayan bir kişi için en büyük kaygı, kendisine günlük işlerinde yardımcı olacak birinin bulunmaması olabilir.

Dolayısıyla toplumsal roller, aile içindeki sorumluluklar ve ekonomik koşullar, sağlıkla ilgili belirsizliğin nasıl yaşandığını etkileyebilir. Burada asıl belirleyici olan, kişinin cinsiyetinden çok yaşam koşulları ve destek sistemidir.

İki yaklaşımın kesiştiği nokta

Veri odaklı düşünmek ile duygusal destek aramak birbirine zıt değildir. Bir kişi korktuğu için tıbbi bilgi araştırabilir; bilgi edindikçe de kendisini daha güvende hissedebilir. Başka biri ise önce yakınlarıyla konuşup duygularını paylaşabilir, ardından doktoruna soracağı soruları hazırlayabilir.

Bence en sağlıklı yaklaşım, bu iki ihtiyacı birlikte karşılamaktır. Kişi hem bilimsel verilere ulaşmalı hem de yaşadığı belirsizliği ifade edebilmelidir. “Endişelenmene gerek yok” demek her zaman yardımcı olmayabilir; çünkü belirsizlik gerçekten zorlayıcı olabilir. Bunun yerine “Sonucun ne anlama geldiğini birlikte öğrenelim ve doktorun açıklamasını bekleyelim” demek daha destekleyici bir tutumdur.

Bu noktada forum tartışması için şu sorular anlamlı olabilir:

- Belirsiz bir sağlık sonucu aldığınızda ilk olarak araştırma mı yaparsınız, yoksa bir yakınınızla mı konuşursunuz?

- Aile içindeki sorumluluklar, sağlıkla ilgili korkularınızı etkiliyor mu?

- Sizce yakınlarımızı rahatlatmak adına “Bir şeyin yoktur” demek mi, yoksa kesin bilgiye ulaşana kadar yanında olmak mı daha doğrudur?

Bu soruların tek bir doğru cevabı yoktur. Farklı deneyimleri paylaşmak, insanların sağlık kaygılarına daha anlayışlı yaklaşılmasına yardımcı olabilir.

4. CA 19-9 Pozitifliği Kadınlarda ve Erkeklerde Farklı mı Yorumlanır?

CA 19-9, yalnızca kadınlara veya yalnızca erkeklere özgü bir test değildir. Her iki cinsiyette de belirli klinik durumların değerlendirilmesinde kullanılabilir. Sonuç yorumlanırken kişinin cinsiyetinin yanı sıra şikâyetleri, tıbbi geçmişi, muayene bulguları ve diğer testleri dikkate alınır. MedlinePlus+1

Burada CA 19-9 ile CA-125 testlerini birbirine karıştırmamak da önemlidir. İsimlerindeki benzerlik nedeniyle bu iki test bazen yanlış biçimde aynı amaca hizmet ediyormuş gibi değerlendirilebilir. Oysa CA-125, özellikle yumurtalık kanserinin belirli klinik durumlarda değerlendirilmesinde ve tedavi takibinde kullanılan farklı bir belirteçtir. CA 19-9 ise özellikle pankreas ve safra yollarıyla ilişkili bazı kanserlerin takibinde öne çıkar. Her iki belirteç de tek başına kesin tanı koydurmaz. NCI+1

Örneğin bir kadının CA 19-9 değerinin yüksek çıkması, doğrudan yumurtalık kanseri olduğu anlamına gelmez. Benzer şekilde bir erkeğin CA 19-9 değerinin yüksek olması da tek başına pankreas kanseri tanısı koydurmaz. Her iki durumda da sonucun neden yükseldiği araştırılmalıdır.

Cinsiyetin değerlendirmeye katkısı, kişiye özgü sağlık koşullarının incelenmesiyle ortaya çıkar; testin tek başına cinsiyete bakılarak yorumlanmasıyla değil.

Bu nedenle forumlarda karşılaşılan “Kadınlarda şu kadar yüksek çıkarsa tehlikelidir” veya “Erkeklerde bu değer kesin kanser belirtisidir” gibi genellemeler dikkatle karşılanmalıdır. Böyle ifadeler, laboratuvar yöntemleri ve klinik koşullar arasındaki farklılıkları göz ardı eder.

5. CA 19-9 Yüksek Çıkarsa Hangi Adımlar İzlenmeli?

Test sonucunda yüksek değer görülmesi durumunda en doğru yaklaşım, paniğe kapılmadan sonucu istem yapan hekimle değerlendirmektir. Bunun için izlenebilecek adımları şu şekilde sıralayabiliriz:

1. Test adını ve sayısal değeri kontrol edin.

Raporda gerçekten CA 19-9 mu yazıyor, yoksa CA-125 veya başka bir belirteç mi ölçülmüş? Sonucun yanında hangi birim ve referans aralığı belirtilmiş? Öncelikle bu bilgiler netleştirilmelidir.

2. Testin neden istendiğini öğrenin.

Belirteç mevcut bir hastalığın tedavisini izlemek için mi, belirli şikâyetleri araştırmak için mi, yoksa başka bir incelemenin parçası olarak mı istenmiştir? Aynı laboratuvar sonucu, farklı klinik durumlarda farklı anlamlar taşıyabilir.

3. Diğer bulguları birlikte değerlendirin.

Hekim gerekli gördüğünde karaciğer fonksiyon testleri, bilirubin ölçümleri, ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi veya manyetik rezonans gibi incelemeler isteyebilir. Her hastanın tüm bu testlere ihtiyacı olduğu söylenemez; seçim klinik değerlendirmeye bağlıdır. Gerektiğinde kesin tanı için doku örneğinin incelenmesi de gündeme gelebilir. MedlinePlus+1

4. Değerin zaman içindeki seyrini göz önünde bulundurun.

Özellikle kanser tedavisi gören kişilerde CA 19-9 düzeyinin önceki ölçümlerle karşılaştırılması önemlidir. Düşüş veya yükseliş, diğer klinik bulgularla birlikte anlam kazanır.

5. Belirtileri önemseyin.

Ciltte veya göz aklarında sararma, açıklanamayan kilo kaybı, devam eden karın ağrısı ya da belirgin güçsüzlük gibi belirtiler varsa tıbbi değerlendirme geciktirilmemelidir. Özellikle yeni gelişen sarılık veya şiddetli karın ağrısı gibi durumlarda acil değerlendirme gerekebilir. Bu belirtilerin varlığı da tek başına kanser tanısı anlamına gelmez; farklı nedenleri olabilir. MedlinePlus+1

Bunlara ek olarak, doktor görüşmesine hazırlanırken testin neden istendiğini, yüksekliğin olası nedenlerini ve sonraki adımın ne olacağını sormak yararlı olabilir. Bu yaklaşım, kişinin kontrol edemediği belirsizlik karşısında kontrol edebileceği konulara odaklanmasını sağlar.

6. İnternetteki Hasta Deneyimleri Ne Kadar Güvenilir?

Forumlarda CA 19-9 sonucu yüksek çıkmasına rağmen kanser tanısı almayan kişilerin deneyimleriyle karşılaşmak mümkündür. Benzer şekilde, belirteç yüksekliği ciddi bir hastalığın araştırılmasına yol açmış kişilerin öyküleri de bulunabilir. Her iki deneyim de gerçek olabilir; ancak hiçbiri tek başına diğer kişilerin sonucunu açıklamaz.

Örneğin bir kişi safra taşı tedavisinden sonra belirteç düzeyinin düştüğünü anlatabilir. Başka biri ise kanser tedavisi sırasında değerin azaldığını paylaşabilir. Bu iki deneyim birbirinden farklıdır ve birinin sonucunu diğerine doğrudan uyarlamak doğru olmaz.

Burada güvenilirlik açısından üç temel ölçütü önemli buluyorum:

- Kaynağın niteliği: Bilimsel yayınlar, resmî sağlık kurumları ve uzman hekimlerin açıklamaları, doğrulanmamış sosyal medya paylaşımlarına göre daha güçlü bilgi kaynaklarıdır.

- Kişisel koşullar: Hastanın yaşı, şikâyetleri, diğer testleri ve tedavi geçmişi bilinmeden yalnızca CA 19-9 değerine bakılarak çıkarım yapılamaz.

- Bilginin sınırları: Bir kişinin yaşadığı olumlu veya olumsuz sonuç, başka bir kişinin de aynı sonucu yaşayacağını göstermez.

Hasta deneyimlerinin değersiz olduğunu düşünmüyorum. Aksine bu deneyimler, tanı sürecinin duygusal yönünü anlamamıza, doğru soruları belirlememize ve yalnız olmadığımızı hissetmemize yardımcı olabilir. Ancak kişisel öyküler tıbbi kanıtın yerini almamalıdır.

Özellikle “Benim değerim çok yüksekti ama kanser çıkmadı, sizinki de önemli değildir” veya “Benim değerim bu seviyedeydi ve kanser tanısı aldım, sizde de kesin vardır” gibi yorumlardan kaçınmak gerekir. İyi niyetle söylenmiş olsalar bile bu ifadeler, başka insanların yanlış kararlar vermesine ya da gereksiz yere korkmasına neden olabilir.

7. Bilimsel Kaynaklar ve Güvenilirlik Değerlendirmesi

CA 19-9 hakkında bilgi edinirken öncelikle tıbbi içeriği uzmanlar tarafından hazırlanmış, açık kaynak gösteren ve testin sınırlılıklarını da açıklayan kurumlara başvurmak gerekir. Bu yazıdaki tıbbi değerlendirmelerin dayandığı başlıca kaynaklar şunlardır:

1. MedlinePlus – CA 19-9 Blood Test (Pancreatic Cancer): Testin neyi ölçtüğünü, hangi hastalıklarda yükselebileceğini ve sonuçların neden başka tetkiklerle birlikte yorumlanması gerektiğini açıklar. https://medlineplus.gov/lab-tests/ca-19-9-blood-test-pancreatic-cancer/

2. National Cancer Institute (NCI) – CA 19-9 Assay: CA 19-9'un tanımını ve kanser tedavisinin takibindeki kullanımını açıklar. https://www.cancer.gov/publications/dictionaries/cancer-terms/def/ca-19-9-assay

3. American Cancer Society – Tests for Pancreatic Cancer: Tümör belirteçlerinin pankreas kanserinin değerlendirilmesindeki rolünü ve tek başına kesin tanı koydurmadığını ele alır. https://www.cancer.org/cancer/types/pancreatic-cancer/detection-diagnosis-staging/how-diagnosed.html

4. National Cancer Institute – Tumor Markers: Tümör belirteçlerinin genel kullanım alanlarını, sınırlılıklarını ve diğer tanı yöntemleriyle birlikte değerlendirilmesinin önemini açıklar. https://www.cancer.gov/about-cancer/diagnosis-staging/diagnosis/tumor-markers-fact-sheet

5. Canadian Cancer Society – CA19-9 Test: CA 19-9'un ölçümü, yüksekliğe neden olabilecek kanserli ve kanser dışı durumlar ve tedavi takibindeki kullanımına ilişkin ek bilgi sunar. https://cdn.cancer.ca/en/treatments/tests-and-procedures/carbohydrate-antigen-19-9-ca19-9

Bu kaynakların ortak noktası, CA 19-9'un klinik açıdan yararlı olabilmesine rağmen tek başına kesin tanı aracı olarak kullanılmaması gerektiğidir. Bu nedenle yalnızca yüksek bir değerden hareketle hastalık tahmini yapmak yerine, sonuçların uzman hekim tarafından kişisel sağlık bilgileriyle birlikte değerlendirilmesi gerekir.

8. Genel Değerlendirme ve Forum Tartışması

CA 9 pozitif ifadesiyle karşılaşan bir kişinin öncelikle hangi testin yapıldığını netleştirmesi gerekir. Eğer kastedilen CA 19-9 ise yüksek sonuç, pankreas ve safra yolları hastalıklarından bazı kanser türlerine kadar farklı durumlarla ilişkili olabilir. Ancak bu sonuç tek başına kanser tanısı anlamına gelmez. Değerin sayısal düzeyi, zaman içindeki değişimi, kişinin belirtileri ve diğer tetkikleri birlikte değerlendirilmelidir.

Konunun bir diğer boyutu da sağlıkla ilgili belirsizliklerin insanlar üzerindeki etkisidir. Bazı kişiler verileri inceleyerek rahatlamaya çalışırken bazıları sosyal destek arayabilir. Çoğu insan ise bu iki ihtiyacı aynı anda yaşar. Bu farklılıkları kadın veya erkek olmanın değişmez özellikleri olarak görmek yerine, bireysel deneyimlerin, aile sorumluluklarının ve toplumsal koşulların bir parçası olarak değerlendirmek daha gerçekçidir.

Bana göre bu konuda en değerli yaklaşım, hem bilime hem de insan deneyimine yer açmaktır. Bilimsel veriler doğru karar vermemizi sağlar; empati ise bu kararların alındığı süreçte insanların kendilerini daha az yalnız hissetmesine yardımcı olur. İkisini birlikte ele aldığımızda, sağlık forumları korkuyu büyüten alanlar olmaktan çıkıp bilgi alışverişinin ve karşılıklı desteğin sağlandığı yerlere dönüşebilir.

Siz ne düşünüyorsunuz?

- CA 19-9 değerinin yüksek çıkmasıyla ilgili bir deneyiminiz oldu mu? Sonraki incelemelerde ne tür açıklamalar yapıldı?

- Sizce sağlık raporlarında “pozitif” veya “yüksek” gibi ifadelerin daha ayrıntılı açıklamalarla sunulması, insanların gereksiz yere endişelenmesini azaltır mı?

- Sağlık konusunda karar verirken bilimsel verilere mi, hekim görüşüne mi, yoksa başka hastaların deneyimlerine mi daha fazla önem veriyorsunuz?

- Aile ve iş sorumluluklarının, belirsiz bir sağlık sonucu karşısında yaşanan kaygıyı nasıl etkilediğini düşünüyorsunuz?

Kişisel deneyimler paylaşılabilir; ancak bunların tıbbi tanı yerine geçmediğini unutmamak gerekir. En önemli nokta, CA 19-9 yüksekliğini kesin bir hastalık sonucu olarak görmemek ve test raporunu hekim değerlendirmesiyle birlikte ele almaktır.